Kategori arşivi: Uncategorized

Sevgilerimle

1.Ekim 2013 Tunalı şb’ye doğru yol aldım, o zaman yakın arkadaşım var Uğur “kanki, tam olarak nerede?” girdim içeri, güvenliğe yaptığım o açıklamalar, “şey ben işe başladım da, Can Bey gelicekti….” Buyrun….

Can Bey, Dilek… Merhaba, merhaba… Dilek’i bıraktık Opal’a, Can Bey’in sözleri “senin için aynı şeyler söz konusu değil Özlem.” Haydiiiiiiiii…….

Her zaman anlatırım, her zaman konuşurduk, nihayetinde Opis’teyiz, inanın harika bir showroomdu. Sarı renkler almış yürümüş, insan kendini bu kadar önemli hissedebilirdi. Ow God, burası bi harika dostum! çığlıklarım içten içe…

Burak Bey’in masasına ilerlememiz, şansımıza müdürüm Orhan Bey’de orada 🙂 konuştuk tanıştık…”Özlem 2dk gelir misin?”

-Can Bey, gidiyor musunuz,gitmeseniz…. Gitmeyin…

Yaa daha 3 saat önce tanışmışım, tasavvur edin yani, ilk iş tecrübem yani. ” Özlem artık burası senin iş yerin, tanış herkesle.. Ben sık sık gelicem,öyle bakma bana :)”

Aylar geçti, proje aldı yürüdü, insanlık dışı çalıştık hep bir yerden, sorunlar yaşadık, mutlulukla birlikte, en nihayetinde ekiptik biz. Dilek’iyle, Opel’iyle, müdürüyle, belge yönetimiyle…

Opel yeter haydi biraz Honda kalacaz Özlem.

Peki.

Ekip fena, tamam bana değil ama bir şeyler yanlış gitti başlangıçta ama dedim ya, ekiptik biz artık.Bir zaman sonra her şey öyle rayına girmeye başlamıştı ki.. Gücümüze güç kattı banka, Ankara’da 2’ydik, Ankara 1-2 toplamda 8 olduk. O ekip öyle çalışmıştı ki, hastayken çalışan insanlardık biz aslında. Daha ne söylenebilirdi ki…

Kayra kısmı var işin, ayrı ayrı teşekkür edeceğim kişiler. İstanbul’dan kalkıp tanışmaya, yanımıza gelen yöneticimiz. Uzaktan koordine etmek zordur -denemedim hiç ama – 5 dk.lık sohbette notunu verdiğiniz, güvenebileceğiniz iş arkadaşlarınız.

1,7 ay boyunca sabrına hayran olduğum ve onunla birlikte her stresle başa çıkabildiğim, çok dırdır ettiğim, nazımı geçirdiğim , dokunaklı maillerime “kız sen başımıza yazar mı olacaksın” diye cevap veren, tecrübelerinden, disiplininden, iletişim gücünden her zaman ders aldığım Can Kasal’a;

Yaklaşık 7 ay boyunca her sabah bir dj tonuyla “gunaydınnnn” diyen, “müdürüm, çok fena sıkıntı var..” dememle “hallederiiiiiiizzzzz” felsefesini öğrendiğim, “yaptığın işi severek yapacaksın” diyerek iş hayatımda bir aydınlatma yaşatan, abim gibi güvenip sırlar verdiğim, bir müdür olmaktan ziyade eğlenceyi ve disiplini sezdiren  Barış Doğu’ya;

Gözyaşımla, kahkahalarımda her zaman yanımda bulduğum, aynı sıkıcı AVM’lerin onunla keyifli hale geldiği, akşamları “kanki acity/park vera/optimum/ gimart  yapalım mı?” diyerek taciz ettiğim, dedikodularla eğlendiğimiz, kalbinden bir gün bile şüphe duymadığım Dilek Şinik’e;

İstifa dönemim başta olmak üzere işe başladığı ilk günden bu yana desteklerini hissettiğim, 89765789kere istifa ve ihbarname yazdığım proje yöneticimiz Mete Geçör’e;

Değerli bayi patronlarımız Erhan Bey ve Ayhan Bey’e,

Satış Müdürlerimiz Ömer Bey ve Devrim Bey’e ve tüm Honda-Skoda Efe satış ekibine,

Kim ne derse desin, kim ne zannederse zannetsin diyerek, dostluğumuzun giderek arttığı, bana Honda Efe’nin katkılarından  biri olan, rekabetin arkadaşlığın önüne geçemeyeceğini öğreten Akbank DSG olarak bayide yer alan değerli kardeşim Buğra Çetindamar’a…

Her sabah asık suratıma laf sokan değerli kardeşlerimiz Aslan abi ve ekibine;

Sonsuz teşekkür ederim.

*Zırlak bişeyler yazardım ama biliyorsunuz ben duygusal biri değilim, ideolojime ters 🙂

Sevgilerimle…

Daniela Andrade

Seza’nın önerdiği güzel sesli kız çocuğumuz.. Güzel sesli ne kelime. İnsanı bulunduğu yerden alıyor bambaşka yerlere, olmak istediğin yerlere götürüyor. Bunun için ekledim görseli lütfen dinleyin.

Rotasyonumuz gerçekleşti sanırım 3.haftadayım. Tatilden döndüm yeni bir bayim, yeni çalışma arkadaşlarım, yeni faiz oranlarım haliyle, yeni rekabetler ve yeni çatışmalar belki de ama benim yaşam felsefem bu zaten “kaos yönetmek” ve ben bu duyguya aşık oldum 🙂

Yaşanılan sorunları; bu her ne olursa olsun, otokontrolden çıkan ya da kapsamayan her ne durumsa, işte bunu çözdüğünde elde ettiğin muazzam haz. Bu bir tutku. Stresi deneyimlemenin pahasını biçemiyordum işte.

Gamze’nin ikramı tchibo gold. Bilirsiniz ben soğuk içerim çayı, kahveyi.

Alışma sürecim tamamlandı.

#Opis’imi unutmadım.

Bol Satışlar 🙂

#ales2014 Sonbahar Dönemi

Sancılı bir gündü dün. İş arkadaşım söylememiş olsaydı parayı yatırmış ösym sitesinden bile kontrol etmemiştim. Sağolsun. Bankacılar candır, üzmeyin onları demiştim ben.

osymALES9

Eğitim bilgilerimin güncel olmadığını dolayısıyla işlemlerimin internet üzerinden onaylanmayacağını öğrendim önce, yöneticimden izin aldım, bayiye haber saldım ve evime doğru yol aldım. Diploma örneklerim, kimliğim, fotoğraf ve bilirsiniz standart evrakları almam gerekiyordu. Aldım. Hemen evimin karşısındaki lisede daha öncede reklamcılığı açıktan okumak için talebim oldu yine ösym’ye. Aibü’den ilişiğimi kesmediğim için başvurum onaylanmayacaktı maalesef. Dolayısıyla güncel fotoğrafım var sistemde fakat eğitim bilgilerim güncellenmemişti. Az öncede bahsettiğim karşı liseye gittim evraklarımla “hayır, bizde ales için maalesef işlem yapılamıyor.”

Ösym’nin çağrı merkezini aradım fakat açılmadı. İnternetimiz var yahu elimizin altında bi pdf indi “2.etapta eski lisemin yanında başvuru yapılabilecekti.” gittim. Ptt çıktı karşıma, sordum. ” hayır, sadece ücret yatırabilirsiniz.”

Yahu ben internetten hallettim ücret konusunu. “maalesef” dediler yine “isterseniz, yandaki liseye sorun.”

Hey Allah’ım. Bu ülkede okumak da ayrı bir stres.

Liseye gittim. ” maalesef….”

Çaresizce bekledim. Artık ösym’den net bilgi almayı koydum kafama. Yarım saat boyunca hatta kaldım.Sıra bana gelmişti, operatörle konuşabilmek için… Bi 10 dk daha bekledim. Saat oldu 14.30…. Açtılar anlattım durumu “internetten yapabilirsiniz….”

-Eğitim bilgilerimin güncellenmesi için bizzat başvuru yapmam gerekiyor. Bugün son gün ve yardımınıza çok ihtiyacım var. Bana acilen nereden başvuru yapabileceğimi söylerseniz, hemen halletmek istiyorum.

Ales kişisi iletti bana “Gazi, Ankara, Atılım, ODTÜ, Yıldırım Beyazıt, Hacettepe vs vs ” oke’dir çok teşekkür ederim.

Hemen bir kaç telefon görüşmesi en yakın neresi. Eş dost yardım etti. Çok çok yardımcı oldular sağolsunlar…

Gazi’de hallettik. Sıkıntı yok.

Reklamcılık okuyayım diyorum, esnek çalışma, müşteri davranışları ve bir ayağı da pazarlamaydı işin işte. Üni. yıllarımda pazarlama tezlerim. Beğenmeli ürünler, reklamcılık ve google AdWords çevrimiçi reklam yönetimim. Ajans kültürü ve dediğim gibi esnek ve yoğun çalışma.

23 Kasım olsun uzmanlaşalım yavaştan.

ALES

Şomdodon Boşorolor.

Sevgilerimle.

Opis Ailem

Burak Bey’le tanıştık. Can Bey lobiye götürdü beni “ öyle bakma özlem, artık burası senin işyerin, buraya alışmalısın. Ben her gün gelemeyeceğim….”

Alıştım hem de normal bir alışmak değildi bu olan. Önce tanımaya çalıştım, karakterleri anlamaya yordum, tüm zihnimi üstelik çatıştım hem de ellerim titreyerek… “ işte, ben sizinle konuşmak istemiyorum!” özürler diledim, özürler dilendi. Ağladım bazen yanlarında, “annem, kalp krizi geçirmiş dün gece…”

-“ Hemen git Özlem, durma burda 1 dk daha” hastanede aradı şefim.  Akıl verdi bana kariyer, aile, evlilikler konusunda.

Tarık Abi’m var benim, tüm sorunlarımın yakın tanığı yeni satış şefim. Abi diyebilmek için 5 ayımı verdim. Artist, havalı ama babaların da babasıydın işte. 3 yaşındaki kızı Asya’nın arkadaşıyım ben. Ötesi yok işte…

Ufuk Uysal’ım mesela , napolitenlerim, kaave falı ile içilen Türk kahveleri ve aslında tüm zor zamanlarımda yanımda seni bulmam. Tüm zor zamanlarında yanında olmak istemem.  16 Eylül’ler, tartışmalar yaşayıp sonra pişmanlıkla whatsapp iletilerim, şakalar komiklikler…

Ben Deli Emin..

Sami  Müdürüm, karşı odadan bağırması mesela “Selmaaaaaaa Hanımmmmmm……” heceleyerek konuşan o bilmiş yapısının üzerime bulaşması daha fazla küstahlaşmam ve önüme gelene “hee sanki google’ın ceo’su olacak” demelerim. Ayşen Gruda’ya benzetmelerin, modadan bir türlü anlamamam ve aslında en güzel renklerden biriydin sen.

Goncamız, hırsından da yıldım bi ara satış hızından da J Beni beğenmemesi, başlarda artistlenmesi filan her şey bir yana bağıra bağıra satış yapması, altın çağında tanımalısın onuJ Ayrı bi renktin be goncik

Emremiz, stresli ve zor dönemlerinin öncesinde gereksiz tartışmamız. Zor zamanlarında özür dileyemeden, bayiye döndüğü anda sarılmam  belki… “Her şey inşallah daha da düzelir emrecim” Umut bebek umudun oldu, pes etmek yoooooookkktu işte.

Bahadır… O  lacivert ceketin yok mu? İskitler ekibimiz de ayrıdır bizim. Hep çalışmak istediğim bi kadro. Ahmet Abimiz, Levent’imiz, Baki’miz… Teslimatı haber verirler, işini mümkün olduğu kadar kolaylaştırırlar.

Bahadır diyorum ya, müdürden azar yer ama bana yansıtmaz işte. Öyle değerlidir Bahadır. Ben ağlarken arar “ben sana moral vercem ama sen ağlama” dayanamam bir kez daha hıçkırıklar.

Özge’cik, Sezercik… Her şeyimdir Ayşe, Ufuk, Özgecik… Ağlamalarım onların yanındadır, kahkahalar yine birlikte… Ben iş yapmak isterim, dostluk kurmuşum farkına varmadan. Bu ekip, opis ailem. Satış ailem.

Satış müdürüm Orhan Bey… Sert , kızgın görüntüsü her zaman korkutmuştu beni, zorlanmıştım. Hatta sorunlarımı anlatamamıştım fakat hatırlıyorum deliler gibi hastayken “sen git, hallederiz biz.”

-“ Ama Orhan Bey ctesi günü şubeler de kapalı, satış olursa kaçmasın, gitmemeyim ben…”

-“ Sen git, dinlen… Hallederiz.”

Doğum günümde pastamı götürdüğüm zaman benden memnun olduğunu öğrenmem. Bu benim için çok zordu, bunu Orhan Bey’den duymak çok zordu.

Bir film vardı “isyan” diye… Kara ütopyaydı bu, yeni bir dünya düzeni ve burada duygulara yer yok. Duygular acizleştirir ve başarısızlaştırır. Profesyonel bakamaz bir süre sonra bireyler, ilerleyemez, takılır kalır…  Doğru bu muydu sence?

Doğru neydi biliyor musunuz? Bunca değerli insanı tanımama neden olan Opis Ailesi’me sonsuz teşekkür edebiliyor olmam.

“teori=Tecrübe=pratik” vs Newest

Son zamanlarda en iyi yaptığım şey “looking for my job”  ve “I’m going to discuss the company.”  Sıkı bir dönem, sadece nesnel pekiştireçler değil öznel olanları da iyi algılatman veya hissettirilmen gerekiyor.

Biz gizli işsizler, “işsiz ama güçsüz” tanımında yeni bir akım yaratıp, neounemployed yani, işsiz ama güçlüler. Evet onlar biziz. Yeni mezunlar, her iş görüşmesi bir hayal kırıklığı, insan kaynakları olmayan “şirketler”, genel müdürlerle yapılan “ciddiyetsiz” görüşmeler…

Görsel

İş görüşmesindeyken, telefonda tanımadığın, tanımayacağın seni ilgilendirmeyen meseleler hakkında bilgi sahibi olman, ardından gülümseyerek, “rica ederim,problem değil…”

Problem o değil zaten.

Tek düze insan, tek düze yönetim, tek düze liderlik ve lafa gelince “teoremler okulda kaldı” hayır efendim, bu teoremler yaşamda başladı.

Sanayi Devrimi başladı, makina-insan dizaynı geliştirildi “fakat hala Taylor’lar var günümüzde. Ben gördüm. Kitaplarda, okulda değil, hayatta iş görüşmelerimde…”

Yeteneklerimiz var bizim, bir inancımızı, “başaracağımıza” dair. fakat çok zor bir dönem, firmaların insan kaynakları hiç profesyonel çalışmıyor. 

Patronların elinde cv, daha yeni eline almış, soruyor:

“Özlem Hanım, neden grafik işine başvurmadınız?” tutamıyorum kendimi, sabırlı olmam lazım;

“Çünkü lisans eğitimimi tamamladım, eğitim gördüğüm alanda kariyer yapmak istiyorum. Pazarlama alanında Bosch Ankastre Serilerini ve Beğenmeli ürün kavramını inceledim, Akıllı telefonlarla ilgili pazarlama araştırmaları projesinde yer aldım. Yüksek lisansımı pazarlama ya da organizasyon üzerine düşünüyorum. Ben pazarlama konusunda bilgiliyim.” Benim bilgilerimi kullanın ve bu bilgileri kullanmama izin verin diye bağırıyorum oysa bir fısıltı kulaklarımda

” Özlem Hanım, teori çok farklı.”

Ne yani, pazarlama kitaplarım hiç bir temellendirme yapılmadan mı yazıldı? Hayır her şeyi kabullenebilirim ama bölümüm, eğitimimin kağıt parçalarından ibaret olduğunu asla kabullenmeyeceğim. Ben ne yapabileceğimin farkındayım, zekamın, kapasitemin, bilgi ve beceri, algılama ve iknamın farkındayım.

Yalnız şu konuda hak verebilirm, İnsan kaynakları derslerinde;  Beceri- kişilik envanteri, CV Değerlendirme, Stres Yönetimi ve Beden Dili gibi konular hakkında bilgi verilmişti.

Ben 4 senede sadece İŞLETME eğitimi almadım, koskoca 4 senede insan ilişkilerimi geliştirdim, tek başıma sorunların üstesinden gelmeyi öğrendim, bir projenin altından tanımadığın insanlarla kalkmayı hallettim.

Ben 4 sene gerçek bir iş için eğitim aldım. Biz tecrübesiz değiliz. Bunu kabullenmeyeceğiz.

Saygılar bizden…