Sanal Market nasıl ve hangi süreçlerle varlığını sürdürdü aslında var oldu?

Sanal market; Hazırlanın, geçmişe dönüyoruz. “Milenyum”dan korkutulduğumuz zamana…

2000, Mustafa Topaloğlu başta olmak üzere pop sanatçılarının gri kostüm giyerek oluşturduları medya stratejileri, tartışma programlarında “Kuran’ın şifresini çözen adamların” “uzaylıların bizi dinledikleri” “depremi uzaylıların yaptıkları” gibi dünya ötesi konular ve tartışmalar gündemde. Daha cep telefonları yok, disketler var ona şaşırdığımız dönem. Büyük abimin elinde chip dergileri, kulakta sony walkman’inde Harwester of sorrow ve çağrı cihazı. Kafamızdaki tilkiler, şu an benim sahip olduğumdan kat kat fazla. Tarkan’ın yılbaşı konseri var ve ben dua ediyorum; “Allah’ım ne olur bugün kıyamet kopmasın.”

Hepimizde şu tarz algı, yarın uçan arabalar, kodlanan memurlar, robot düşmanlar, dünyayı kuşatan uzaylılar, bize çip takarak köle haline getirecekleri senaryolar…

Gel gelelim, hala bir çok markanın yapmadığı/yapamadığı sistemi;

Migros 2000’lerde bünyesine katmayı başarıyor.


Sanal Market

Sanal Market?

Hadi canım diyenleriniz vardır zira ben de hayret ettim; o zaman kredi kartı kullanımlarını araştırdım ve tabii ki; sanal marketi.

TBB’de yayımlanan Türkiye’de Kredi Kartı Uygulaması makalesine göre;

  1. Kartlı ödeme fikri ilk kez 1887 yılında Edward Bellamy’ın “Looking Backward Or Life In The Year 2000” isimli bilim kurgu romanında ortaya atılmıştır.
  2. Türkiye’de chip teknolojisine geçiş 2000 yılından sonra gerçekleşmiştir. (Kaynak:www.tbb.org.tr )

Migros bu sanal market uygulamasını, kapıda ödeme noktasından başlatmıştır. Sistem kendini yapılandırdıkça, Migros’da sanal marketi ve stratejisini geliştirecekti.

2000’lerden 2017’ye Ekşi Sözlük’te ne demişler?

evinin eksigini tam olarak bilen biri icin mukemmel. ustelik nakliyat icin para almiyorlar ve daha ucuz. Kaynak: https://eksisozluk.com)

kapıda kartla ödemeyi kaldırmışlar. online kart veya kapıda nakit duruyor şuan sadece. saçma.   (Kaynak: https://eksisozluk.com/)

Size önemli bir sır vereceğim, ben teknolojik bir anneye sahibim, bankacılık yaptığım süreçte de annem yaşıtlarına “mobil bankacılık” konusunda tavsiyeler verdim, örnek gösterdim. (yaşıtlarıma bile)

Annemin en çok alışveriş yaptığı markettir “sanal market” büfecinin adını bilmez ama eve poşetleri taşıyan abinin numarasını bilir. Faturada sorun olduğunda çağrı merkezi ile konuşur ve ikna olur.


Milenyum Çağı’nı yakalayamamış, esnaf kafasında şirket yönetmekle, yurt dışına giden ve 3 farklı dil bilen çalışanla globalleşmenin yeterli olmadığını bir kez daha dile getirmek isterim.

Odağı müşteri olan ve trendleri takip eden bir şirketin henüz kart dahi olmadan sanallığa dair üretilen projenin, başarılı olma sürecini örnekledim.

Dijitalin, dijitalleşmenin bir süreç olduğunu, sadece takipçi sayısını arttırmayı amaçlamamamız gerektiğini, Ghetto Marketing değil de Real Marketing‘e odaklanmamız gerektiğini artık anlamamız şart.

Selametle,