İlk Müzik ve Müzik Kavramı

Yunan mitolojisinde Zeus, Mnemosyne ile 9 günlük kaçamak yapmış ve her bir gece için bir peri kızına sahip olmuştur. Sanatın ve bilginin savunucusu olacak bu peri kızlarına, ayrı ayrı Muse adı verilmiştir. Lir çalan müzik tanrısı Apollon’a yardım etmişlerdir. Müzik ismide muse kelimesinden doğmuş ve “museike” olarak kullanılmaya başlamıştır.

Müziğin varolmasından yüzyıllar sonra insanoğlu bu müziği paylaşma ihtiyacı hissetmiş ve müzik çaları üretmiştir. Bu ilk müzik çalar, plak olarak yerini almış, yaklaşık yarım yüzyıl plaklardan yararlanılmıştır. 90’lı yılların başlarında teyp hayatımıza girerek, müzik endüstrisine farklı bir soluk getirmiştir. O yıllarda radyo programlarındaki canlı yayına bağlanarak, şarkı isteme ve hediye etme kültürü oluşmuştur. Sadece çalan şarkıyı değil, kendi sesinizi de kaydedebilme özelliği sayesinde; boş kaset satın alarak, kendi compilation albümlerini ya da 2000’lerde *playlist diyeceğimiz şarkı listelerini yaratma fikri, kullanıcılara cazip gelmişti.

Bireyselleşmiş Müziğin Hayatımıza Girişi

Ardından her güzel şeyde olduğu gibi; walkmanin hayatımıza girmesiyle müzik de bireyselleşmişti. Mp3 formatındaki bir çok şarkının cdye ve diskmane sığdırılması; istediğimiz müziği dinleyebilme imkanı vermişti. Jenerasyonumuz, bir devrim niteliğinde olan mp3 çalarla, müzikte nirvanaya ulaşmıştı. Klasik mp3 çalardan ziyade iPod serisi zamanın en havalı cihazı olmayı haketmişti.

Kablosuz bağlantının tabana yayılması ve bilgiye ulaşma noktasında, firmalar ve start- uplar “ihtiyaçları” daha kolay saptayabilmişti. Tüketici ayağından ziyade start-upların piyasa analizleri, test, kullanıcı deneyimi gibi süreçlerde internetin “online” terimi artık hayatımıza dahil olmuştu. Korsan müziklerle savaş halinde kalan prodüksiyon şirketleri artık dijitalleşmek zorundaydı. Zira 2000’lerde ülkemizde TTnet Müzik ile yasal olarak; online albüm ya da şarkı satışı yapılabilmiş ve online müzik kavramı literatüre girmişti.

Kullanıcılar Millenium Dönemi’nde şeffaf davranışlar sergilemeye başlamış ve Msn Messenger’daki “ne dinliyorum” özelliğini de yaratmıştı. Bu özellik like kültürünün temelini oluşturmaktaydı.

Online Müzik Platformu: Spotify Örneği

Spotify kuşkusuz ki, müziğin dijitalleşmesi ve tabana yayılması anlamında öncü yazılımlardan olmuştur. Online teriminin bile önüne geçerek, kapsama alanı dışındaki alanlarda bile kontrolü kullanıcılara bırakmış, mottoları olan “kesintisiz müzik” hazzı yaşamanız için hizmet vermektedir.

Müzik ve evrimsel sürecine bakıldığında kaydedilmesi, paylaşılması ve günümüzde, mobile entegre edilişi; kuşkusuz dijitalleşen dünyada ufak bir detay fakat tüketicilerin ihtiyaçlarını erken saptayabilen firmaların başarıların temelinde “tüketicinin hayatına fayda sağlamak” olduğunu görmekteyiz. İnovatif ve tüketiciye değer katan ürün ya da hizmet elbette ki başarılı olacaktır.

Dijital pazarlama alanındaki makaleler için burayı, teklif almak için burayı ziyaret ediniz