8 Mart’lar

Emekçi Kadınların, kadınlar gününü kutlamakla yazıma başlamak istiyorum.

Bu 8 Mart davası nereden çıktı ve nereye doğru gidiyor kısaca özetleyelim;

8 Mart 1857′de New York’ta bir tekstil fabrikasında 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları için greve başladı. Fakat polisin işçilere saldırıp işçileri fabrikaya kilitlemesi ve ardından çıkan yangında çoğu kadın 129 kişi hayatını kaybetti.

Bu olay ilk kez Danimarka’nın Kopenhag kentinde 26-27 Ağustos 1910 tarihinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) gündeme geldi ve tekstil fabrikasında hayatını kaybeden kadınlar anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisi getirildi ve kabul edildi. Öneri kabul edilmesine rağmen tarih kesinlik kazanmamıştı ve Dünya Kadınlar Günü ilkbaharda kutlanıyordu. (http://www.kadingozu.com/dunya-kadinlar-gunu-nasil-ortaya-cikmistir; Erişim Tarihi:08.03.2014)

Haliyle günümüz kadınlarının toplumun yüklediği rolleri, iş hayatındaki yaşanılan sorunları, evlilik hayatındaki işkenceleri, taciz, tecavüz, çocuk tacizleri, töre gibi konuları gözler önüne sermek istemektedirler.

Neden sadece Kadınlar Günü değil ?

Kadın olduğumuz için yaşadığımız bin bir çeşit baskı ve tacize rağmen bugünü hala çiçekler ve pırlantalar ile kutlayabilen hemcinslerim var mıdır, vardır. İnanırım.

2002 – kadın 66
2003 – kadın 83
2004 – kadın 164
2005 – kadın 317
2006 – kadın 663
2007 – kadın 1011
2008 – kadın 806
2009 – kadın 953
2010 – kadın 217
2011 – kadın 160
2012 – kadın 210
2013 – kadın 237

(http://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/332/2013-yilinda-oldurulen-kadin-kardeslerimiz; Erişim Tarihi:08.03.2014)

8 Mart Emekçi Kadınlar’a adanmış olan bu günün, kapitalizmin ayak bağı olacağından hiç kuşkusuz eminim. Bunu rahatlıkla öngörebiliyorum, Facebook sayfamdaki online ve radyoda dinlediğim reklamlardan sonra…

Resim Oysa bizim derdimiz örgüt içi cinsiyet ayrımcılığı, aile içi taciz, şiddet, tecavüz ve hakaretler, sosyal olarak üzerimize damgalanan sıfatlar, etiketler, alışveriş çılgınlığı, psikolojik ve zihinsel olarak savaşmamız gereken bir dünya yaratırken, ufak terfiler, ücret artışı, doğum izinleri, pahalı hediyeler, kuaför çekleri ve hediye kuponları ile sorunlarımızı çözemeyeceksiniz.

Daha fazla eğitim hakkı, daha fazla seçilme hakkı ve eşitlik….

Bir sır daha vereyim istiyorum sizlere son olarak; Maden Mühendisliği’ni bitirmiş kadın arkadaşlarımın yer altına inmeleri yasaklıdır. Kadın olduğumuz için…

Güldünya Tören ve tüm töre uğruna katledilmiş emekçi kadınlarıma,

İşçisinden tutun da dişiyle tırnağıyla yönetici olmuş kadınlarıma,

Aldığı her nefeste kendini sorgulama zorunluluğu hisseden kadınlarıma Selam Olsun…

Aylin Aslım’ın Güldünya Tören için 32.Gün programında söylediği şarkıyı dinlemenizi öneririm.