“teori=Tecrübe=pratik” vs Newest

Son zamanlarda en iyi yaptığım şey “looking for my job”  ve “I’m going to discuss the company.”  Sıkı bir dönem, sadece nesnel pekiştireçler değil öznel olanları da iyi algılatman veya hissettirilmen gerekiyor.

Biz gizli işsizler, “işsiz ama güçsüz” tanımında yeni bir akım yaratıp, neounemployed yani, işsiz ama güçlüler. Evet onlar biziz. Yeni mezunlar, her iş görüşmesi bir hayal kırıklığı, insan kaynakları olmayan “şirketler”, genel müdürlerle yapılan “ciddiyetsiz” görüşmeler…

Görsel

İş görüşmesindeyken, telefonda tanımadığın, tanımayacağın seni ilgilendirmeyen meseleler hakkında bilgi sahibi olman, ardından gülümseyerek, “rica ederim,problem değil…”

Problem o değil zaten.

Tek düze insan, tek düze yönetim, tek düze liderlik ve lafa gelince “teoremler okulda kaldı” hayır efendim, bu teoremler yaşamda başladı.

Sanayi Devrimi başladı, makina-insan dizaynı geliştirildi “fakat hala Taylor’lar var günümüzde. Ben gördüm. Kitaplarda, okulda değil, hayatta iş görüşmelerimde…”

Yeteneklerimiz var bizim, bir inancımızı, “başaracağımıza” dair. fakat çok zor bir dönem, firmaların insan kaynakları hiç profesyonel çalışmıyor. 

Patronların elinde cv, daha yeni eline almış, soruyor:

“Özlem Hanım, neden grafik işine başvurmadınız?” tutamıyorum kendimi, sabırlı olmam lazım;

“Çünkü lisans eğitimimi tamamladım, eğitim gördüğüm alanda kariyer yapmak istiyorum. Pazarlama alanında Bosch Ankastre Serilerini ve Beğenmeli ürün kavramını inceledim, Akıllı telefonlarla ilgili pazarlama araştırmaları projesinde yer aldım. Yüksek lisansımı pazarlama ya da organizasyon üzerine düşünüyorum. Ben pazarlama konusunda bilgiliyim.” Benim bilgilerimi kullanın ve bu bilgileri kullanmama izin verin diye bağırıyorum oysa bir fısıltı kulaklarımda

” Özlem Hanım, teori çok farklı.”

Ne yani, pazarlama kitaplarım hiç bir temellendirme yapılmadan mı yazıldı? Hayır her şeyi kabullenebilirim ama bölümüm, eğitimimin kağıt parçalarından ibaret olduğunu asla kabullenmeyeceğim. Ben ne yapabileceğimin farkındayım, zekamın, kapasitemin, bilgi ve beceri, algılama ve iknamın farkındayım.

Yalnız şu konuda hak verebilirm, İnsan kaynakları derslerinde;  Beceri- kişilik envanteri, CV Değerlendirme, Stres Yönetimi ve Beden Dili gibi konular hakkında bilgi verilmişti.

Ben 4 senede sadece İŞLETME eğitimi almadım, koskoca 4 senede insan ilişkilerimi geliştirdim, tek başıma sorunların üstesinden gelmeyi öğrendim, bir projenin altından tanımadığın insanlarla kalkmayı hallettim.

Ben 4 sene gerçek bir iş için eğitim aldım. Biz tecrübesiz değiliz. Bunu kabullenmeyeceğiz.

Saygılar bizden…